Bodrum’un rüzgârı begonvillerle süslü sokaklarında hafif hafif eserken, bir zamanlar küçük bir hayal doğdu: “Doğanın saf tadını koruyan, yaz güneşini bir kaşıkta hissettiren dondurmalar…” İşte Bitez Dondurma’nın hikâyesi böyle başladı.
1995 yılında, Bodrum’un en masum, en huzurlu köşelerinden biri olan Bitez’de; denizin tuzlu kokusuna taze mandalinelerin ferahlığı karışırken, biz doğallığı yeniden hatırlatacak bir lezzet yolculuğuna adım attık. Amacımız belliydi: Katkısız, taze ve gerçek dondurmayı insanlar yeniden tatsın; her kaşık, aynı zamanda bir tebessüm olsun.
Her sabah güne, güneşten önce başlayan bir heyecanla uyandık. Ege’nin bereketli topraklarından gelen mevsiminde toplanmış meyveler, köyün samimi yüzlü üreticilerinden aldığımız taptaze sütlerle buluştu. Gül yapraklarının narin kokusu, badem ağaçlarının tatlı anıları, mandalinanın Ege’ye özgü hafifliği… Tüm bu doğal güzellikleri, kimyasallardan uzak, doğaya sadık bir anlayışla bir araya getirdik. Çünkü biz biliyorduk ki; en gerçek lezzetler, en saf olanlardan doğar.
Bitez’de küçük bir dükkânda başlayan bu serüven, kısa sürede Bodrum’un yaz akşamlarının vazgeçilmezi oldu. Sahil boyunca gezinen çocukların ellerinde eriyen mutluluk, akşamüstü güneşine karşı paylaşılmış bir külahın dostça sohbetlere eşlik etmesi… Bitez Dondurma, bir tattan çok daha fazlasıydı. Bir aile geleneği, bir Bodrum kültürü, bir yaz ritüeliydi.
Ve bugün… Yıllar geçse de değişmeyen tek bir şey var: İlk günkü tutkumuz. Her dondurma, özenle seçilmiş meyvelerin ve emeğin birleştiği bir Bodrum hikâyesi taşır. Bir top dondurmada sadece bir tat değil; bir kumsalda çıplak ayakların hafifliği, bir çocukluk anısının masumluğu, tuzlu rüzgârın getirdiği özgürlük hissi saklıdır.
Çünkü biz, sadece dondurma yapmıyoruz…
Biz, her kaşıkta bir hikâye anlatıyoruz.
Biz, Bitez Dondurma’yız.
Lezzetin en doğal hâliyiz.
Bodrum’un rüzgârı begonvillerle süslü sokaklarında hafif hafif eserken, bir zamanlar küçük bir hayal doğdu: “Doğanın saf tadını koruyan, yaz güneşini bir kaşıkta hissettiren dondurmalar…” İşte Bitez Dondurma’nın hikâyesi böyle başladı.
1995 yılında, Bodrum’un en masum, en huzurlu köşelerinden biri olan Bitez’de; denizin tuzlu kokusuna taze mandalinelerin ferahlığı karışırken, biz doğallığı yeniden hatırlatacak bir lezzet yolculuğuna adım attık. Amacımız belliydi: Katkısız, taze ve gerçek dondurmayı insanlar yeniden tatsın; her kaşık, aynı zamanda bir tebessüm olsun.
Her sabah güne, güneşten önce başlayan bir heyecanla uyandık. Ege’nin bereketli topraklarından gelen mevsiminde toplanmış meyveler, köyün samimi yüzlü üreticilerinden aldığımız taptaze sütlerle buluştu. Gül yapraklarının narin kokusu, badem ağaçlarının tatlı anıları, mandalinanın Ege’ye özgü hafifliği… Tüm bu doğal güzellikleri, kimyasallardan uzak, doğaya sadık bir anlayışla bir araya getirdik. Çünkü biz biliyorduk ki; en gerçek lezzetler, en saf olanlardan doğar.
Bitez’de küçük bir dükkânda başlayan bu serüven, kısa sürede Bodrum’un yaz akşamlarının vazgeçilmezi oldu. Sahil boyunca gezinen çocukların ellerinde eriyen mutluluk, akşamüstü güneşine karşı paylaşılmış bir külahın dostça sohbetlere eşlik etmesi… Bitez Dondurma, bir tattan çok daha fazlasıydı. Bir aile geleneği, bir Bodrum kültürü, bir yaz ritüeliydi.
Ve bugün… Yıllar geçse de değişmeyen tek bir şey var: İlk günkü tutkumuz. Her dondurma, özenle seçilmiş meyvelerin ve emeğin birleştiği bir Bodrum hikâyesi taşır. Bir top dondurmada sadece bir tat değil; bir kumsalda çıplak ayakların hafifliği, bir çocukluk anısının masumluğu, tuzlu rüzgârın getirdiği özgürlük hissi saklıdır.
Çünkü biz, sadece dondurma yapmıyoruz…
Biz, her kaşıkta bir hikâye anlatıyoruz.
Biz, Bitez Dondurma’yız.
Lezzetin en doğal hâliyiz.